yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2021 Perşembe

Geyikli reloaded

Geçen yıldan devam ediyorum. 3 Eylül 2020 günü tekrar Geyikli’deyiz. Yine aynı evi kiraladık. Bu gidişimizde civarı daha iyi tanımış olduğumuzdan rahattık. Eylülde hava da Temmuzdaki kadar sıcak değildi. 

Şeker gibi vakit geçirdik. Çok bol yüzme, yürüyüş, günbatımı, bol midye, patates, dinlenme, harika Çanakkale peynirleri ve bir kez Tavaklı... Favorilerim yanında 'bol' olanlar.

Bu kez fazla bir şey yazmayacağım. Amaç salgın dönemi anılarımızı sabitlemek... 

Deniz sonrası çay keyfi, annem de hanım ağa gibi maşallah. 5 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.
Yeşil çayla ben... 5 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Aramıza çamaşır deterjanı girmiş, allahtan vegan. 5 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.


Annem selfie çekerse... 5 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Bir gün daha Bozcaada'nın arkasından batıyor, bu rengin hastasıyım. 6 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Favori kombom, 9 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Denizcim ve annecimle deniz keyfi. 10 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

10 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Günü batırıyoruz. 10 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

10 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.
Günbatımında Bozcaada vapuru... 10 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Son günümüzde yine iskeledeyiz. Diğer bir favori kombomla Geyikli'ye veda ediyorum. 11 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale.

Annem emektar plaj şiltemizi yıkıyor. Tatil bitti, yarın dönüyoruz. 11 Eylül 2020, Geyikli, Çanakkale

1 Eylül 2021 Çarşamba

Bozcaada

10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

Yazılarda hala geriden geliyorum. Çanakkale o sıralarda korona açısından iyi deniyordu. Üzerimizdeki ataleti biraz biraz atmış, salgında dışarıda ve görece özgür olabilmenin -önlemlere dikkat ederek- mümkün olduğunu görmüştük ve tadını çıkarıyorduk. İstanbul'a dönmeden bir gün Bozcaada'ya gidelim diyorduk. O gün bugün. Günlerden 10 Temmuz 2020 Cuma. Kahvemizi Bozcaada'da alır mıyız? Alırız...

Geyikli Vapur İskelesinden biletlerimizi aldık, yayan vaziyette geçiyoruz, deniz-yüzme faslı yapmaktansa Çınaraltı'nda birer kahve içip sokaklarda gezinti yapmayı planladık. Akşamüstü yüzmesini ise Geyikli'de yapacağız.

Kapalı alan tedirginliğimiz olduğu için vapurun hemen üst katına çıkıp gölge bir noktaya oturduk, maskelerimiz takılı. Boş yerler olmasına rağmen bir hanım, tam benim yanımdaki koltuğa oturdu ama hemen arkasından gelen arkadaşı 'napıyorsun ya, dip dibe oturmaya ne gerek var' deyip kaldırdı. İsabet oldu...

Öğlen 12'yi biraz geçe Bozcaada'dayız. Ada yaklaşırken harika görünüyordu. 

Çınaraltı, 10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

Hemen Çınaraltı'nda güzel bir yer bulup oturduk. Sakızlı Türk kahvelerimizi söyledik. 

Çınaraltı, 10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

Sonra Bozcaada'nın güzelim sokaklarında turlamaya başladık. Çınaraltı'ndan kalkarken garson çocuk bizi uyardı: 'Aman deyim buradan kalktıktan sonra maskesiz gezmeyin, jandarma sürekli ceza kesiyor' Söylediği iyi oldu zira açık havada gezerken çıkarabilirdim maskemi. Gerçekten de belediye mikrofonundan sürekli 'Maskesiz gezmeyiniz, ceza kesilecektir' anonsları yapılıyordu.

10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

Bozcaada'ya gelip tarihi Çiçek Fırın'a uğramadan olmaz. Taze Çiçek kurabiyelerinden aldık, yarım kiloluk da paket ettirdik.

10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

Biraz acıkınca annem balık ekmek, ben de elbette midye tercih ettim.

Midyeye tam odaklanmışım.
Sonrasında çay bahçelerinden birinde çayımızı içtik ve Çiçek Pastanesi'nden aldığımız kurabiyelerden yedik.

10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

İskele civarında vapurumuzu bekledik, yüzenleri, gelen geçenleri seyrettik. Buralara yeni mekanlar açılmış, son geldiğimde bu bölge boştu. Hem beach hem kafe-restoran şeklinde hizmet veren yerler oluşmuş, belediye de 1-2 duş koymuş. Habbele, Ayazma ya da Salhane'de yüzmeyi tercih ederim ancak iskelede böyle bir imkan olması güzel...

10 Temmuz 2020, Bozcaada Çanakkale.

Dönüşte kendimizi Bozcaada'ya karşı Geyikli'nin sularına attık, oh mis!

10 Temmuz 2020, Geyikli Çanakkale.

Manzaramız ise şudur, karşımız Bozcaada ♥️ 

Bu arada iyi ki hafta sonundan önce gitmişiz, çünkü 15 Temmuzdaki tek tatil gününü hafta sonu ile birleştirip Bozcaada'ya gelenler çok oldu. Hafta sonu Geyikli Vapur İskelesindeki kuyruk, kilometrelerce geriye gidiyordu. Maalesef 3-4 gün sonra da o zamana kadar vakası bulunmayan Bozcaada'da korona vakaları oluştu. Biri bir pansiyonerde, ikisi ise Çiçek Fırında. Pastane ve fırın karantina süresinde mühürlendi.

16 günlük tatilimiz çok güzel geçti, buraya tekrar gelinir demişim şu videoda. Öyle de oldu, Eylülde tekrar Geyikliyiz.

6 Temmuz 2021 Salı

Geyikli

6 Temmuz 2020, Geyikli Çanakkale.

Haftaya izne ayrılıyorum. Ne yapılacak, Datça'ya hangi arkadaşlar gelecek, kardeş gelecek mi konuşmalarını yaparken tam bir yıl öncesine gittim: Temmuz 2020. 

Türkiye'de koronavirüs salgını başlayalı üç ay olmuş. Salgın sırasındaki ilk tatil. Tatil yapılıp yapılmayacağının bile kafalarda (en azından benim kafamda) net olmadığı bir dönem. Yazlık ev yok, yazlık ev kültürü de bende yok zaten. Her yıl aynı yere, hele de en az dörtte üçü birbiriyle kavgalı komşuların olduğu bir ortama gitmek, hiçbir zaman bünyeme iyi gelmemişti. Ancak salgında ve yaz sıcağında İstanbul’da kalmak da bünyeme iyi gelmeyecekti. Deniz aylardır Geyikli’deydi ve "Buralar çok rahat, çıkın gelin" deyince Geyikli’den kiralık ev arayışına girdik. Arabayla uzun yolu pek sevmediğimden Geyikli mesafe olarak da iyi tercih oldu. Deniz hızlı şekilde uzak bir akrabalarının yenilerde yapılmış müstakil evinin üst katını ayarladı. Üstelik onlara da çok yakın.

Annemle babama tatil teklifimi yaptım.
Babam: Koronada bilmediğim evde kalmam, bence sen de vazgeç.
Annem: Korkmuyor musun, ben biraz korkuyorum.
Ben: İstanbul’un neminde eve tıkılmak istemiyorum, en azından yüzebildiğim kadar yüzerim. Çanakkale rüzgarlı, rüzgarda plajda korona morona kalmaz. Deniz de orada, ben gidiyorum.

Kiraladığımız evin manzarası, karşıki dünya Bozcaada... 1 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Son kertede arabada ben ve annem vardık. Arabayla uzun yol tecrübem az. Bir gece önce de işle ilgili konuları tamamlayabilmek amacıyla gece yarısından sonra yatmıştım, uykusuz çıktım yola. Paralı yolu denemeye karar verdik. Molalarda bile planlı olmak durumundaydık (Şu an fazlasıyla pratikleştik ancak geçen yıl bu zamanlar tedirginlik had safhadaydı.). Oksijenlerden birinde durduk, daha tadilatı bitmemiş bir ortam. Wc’den yararlandık; efendim çift maskeler, hiçbir kapı koluna değilmiyor, herkes birbirinin çantasını tutuyor, kolonyalar havada uçuşuyor. Öylesi böylesi derken Bozcaada vapur iskelesi yolu göründü ve Geyikli’ye vardık. Hava çok sıcak.

Evin arkası zeytinliklerle kaplı. Umarım böyle kalır, ancak şu an gitsek bilumum beton göreceğimiz kanaatindeyim, arşiv olması için ekledim. 1 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Ev sahibimiz beyefendi bizi karşıladı, meğer ev ikizmiş, ailesiyle hemen yan tarafta yaşıyorlarmış. Mart ve Temmuz 2020 arasında tüm market alışverişlerini internet üzerinden yapmıştık ve Geyikli’de sağı solu öğrenene kadar en az 4-5 gün bize yetecek kadar yemek, kahvaltılık, su, çay, kuru gıda getirmiştik.

Geyikli'de ilk çay saati, ön taraf çok sıcak, arka tarafta konuşlandık, buzluğu sehpa yaptık. 1 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Tabii 3-4 koli, valizler, 6 tane 5'er litrelik su ve koca buzluğu üst kata kendim taşıdım. En son burnumdan ter damlıyordu. Güneşin alnında kapılarının önünden elimde tonla eşyayla defalarca geçmeme rağmen ev sahibimiz kılını kıpırdatmadı. Normaldir herhalde, düşünüyorum da ben olsam taşımaya yardım ederdim, en az bir tur. Bilemeyiz, belki de bel fıtığı var.

Tipik çay saatlerimizden biri daha, birer drink alır mıyız? Ön taraf yanıyor, bu taraf küfür küfür esiyor. Burası Çanakkale, bırakınız essinler. 4 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Tertemiz, kullanışlı, şirin bir ev, önü açık, leb-i derya deniz ve Bozcaada manzarası karşımızda. Daha ne isteriz? Şöyle bir sağa sola bakıyoruz ki klima yok ve hava çok sıcak. Bu koşullarda 'sağlık olsun, biraz da pişeriz' demekten başka çare yok. Getirdiklerimizi yerleştirip biraz kestirdik. Saat akşam sekize geliyordu uyandığımda ama o günü denize girmeden tamamlayamazdım. Deniz gözlüğü dışında hiçbir şey almadan koşarak gittim. İnci gibi bir su, iyi ki geldik dedim içimden.

Denizkent plajının üst kısmında çam ağaçlarıyla, süleymancıklarla...
6 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Sonraki günlerde sabah yürüyüşlerimden biri sırasında çam ağaçlarının içinden geçilerek gidilen bir plaj keşfettim, ister ormanın içinde dur ister aşağı kuma in. 
Orman-bulut ne güzel ne güzel... 6 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Koronada ideal bir ortam gibi geldi ve yüzmeye oraya gitmeye başladık. Meğer burası Denizkent Tatil Sitesinin plajıymış, tabii halka da açık, bilen gelir ama öyle yoldan geçerken plaj olduğu anlaşılacak bir yer değil.

Ağaçların içinden geçip bu plaja iniyorsunuz. 6 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Geyikli’ye gelirken şu herkeste olan yönetmen koltuklarından almıştım, malum virüse dair belirsizlik had safhadaydı ve herkesin oturduğu şezlonga oturmamalıyız, nasıl dezenfekte edeceğiz gibi konular vardı. Dolayısıyla her Denizkent’e gidişimiz iki katlanır koltuk, çantaları koymak için bir kamp taburesi, plaj çantaları, duş olmadığı için -ben de duşsuz duramayacağım için- 5 kiloluk su bidonu, mama alacak yer olmadığı için 1-2 krikkrak, kuruyemiş ve meyveler eşliğindeydi. Vay koçum, Cevat Kelle. 

Annem kremleniyor, kremsiz çıkmaz abi! 6 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Deniz harika. Hiç güneşe gelemediğimizden ilk gün ormanda takıldık, belli ki ilaçlama filan olmuyor, o gün her yerimi sivrisinekler şişledi. Büyük bir ağacın altına L şeklinde koyulmuş iki bankın olduğu (yazının başındaki fotoğrafta sağda gözüküyor), denize de tepeden bakan bir yer vardı ama doluydu. 
...Fidanlar ağaça, ağaçlar ormana dönmeli yurdumda...
6 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Sonraki gün boştu, oradaki gölgede oturalım dedik ama yerler kum ve nasıl pis. Belli ki o banklarda birileri geceleri alem yapıyor, karpuz kabukları, içki şişeleri, sigara izmaritleri... Yakınında çöp kutusu olmasına rağmen oraya saçılmış çöpler. Denizkent yönetimi baş edememiş olacak ki o güzelim ortam o vaziyette kalmış. Biz biraz toparladık, çöpleri attık ama bu kez de sinek sürüleri. 
Burayı epey bir temizledik. Can dostlarımız şahit... 8 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Her seferinde annemle birbirimize bakıp “Koşullar bu, buna da alışırız” dedik. Demem o ki bu açıdan salgın, daha basit yaşamları, pratikliği ön plana çıkardı. Uydun uydun, diğer türlü eve tıkılman gerek. Alıştığımız otel konforu, temiz duşlar, wc ya da kabin yok. Diğer taraftan doğa aynı doğa, deniz aynı deniz. Adapte olmak bizim elimizde. 

This is Sugar. Hi Şekerpare. Kumlu ayaklar en sevmediğim şey. Niye? Çünkü tüm gün böyle kumlu kalan ayaklarım akşama yara oluyor, banko. 8 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

Koşulları kendimize göre devşirdikse de, hiç üşenmeden bidonla mini duşlarımızı aldık, pek kimseler olmadığından oturduğumuz yerde mayoları rahatça değiştirdik. Baktım annem her mayo değiştirişinde daha da hızlandı. Bir de bu ortamda bunu başardığı için kendiyle gurur duyuyor: "Senin şu üst değiştirme taktiğin iyi oldu, ben de öğrenmiş oldum" diyor bana. 

Arabaya dönerken ise kumlu ayaklarımızı bidon su marifetiyle tekrar yıkadık, biz de çok titiziz gerçekten. Daha rahat olmak var aslında; bir şort, bir bikini, duş almadan, her sefer krem sürmeden, gölge aramadan, deniz sonrası mayo değiştirmeden ve bundan hiç rahatsız olmadan, günü kavrularak geçirenler hoşuma da gitmiyor değil. Fakat ben de böyleyim ne yapayım...

6 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale
Selam Bozcaada... 7 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Malum dışarda yemek de yemiyoruz. İstanbul’da yaptığımız yemekleri getirmemiz isabetli olmuş. 38-40 derecede, dar mutfakta, klimasız evde, elektrikli ocakta yemek pişirmemize gerek kalmadı, 4-5 gün idare ettik. Deniz’in annesi de sağ olsun çok güzel yemekler, mezeler gönderdi.
Aha batıyor... 7 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Bol bol günbatımı yaptık. Deniz'le uzun sohbetlerimiz oldu. Bozcaada'nın kenarından batan güneşin turanj oranj renklerine bayıldık.
7 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Şu an bu güzelliklere müsilaj gelmiş, deli oldum deli. Lütfen koruyalım bu muhteşemlikleri, arıtma işlerine kalıcı çözüm bulunsun lütfen lütfen. Ama nedense hiç ümidim yok...
Bir gün daha kızıl... 9 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Yazları genellikle iki öğünle geçiştirdiğimiz için sabah kahvaltılarımız mükellefti.
8 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.
Birkaç kez de ev sahibimizin akrabasının işlettiği balık restoranından eve balık söyledik. Günbatımı manzarasında birer deniz çipurası alır mıyız? Kaçırmayız.
8 Temmuz 2020, Geyikli, Çanakkale.

15 Ekim 2018 Pazartesi

İsmet İnönü Heybeliada'da Çocuklarıyla

20. yüzyılın ilk yarısındaki deniz neşriyatımız oldukça zengin görünüyor. 16 Eylül 1935 tarihli Hafta Dergisinin kapağında mayosuyla İsmet İnönü ve çocuklarına yer verilmiş. Süreyya Plajının el ilanı ise ağırlıklı Fransızca hazırlanmış ve "İdeal Plaj... Marmara'nın İncisi..." gibi sıfatlar kullanılmış. Plajın restoranı, gazinosu, orkestrası varmış. Plaja ulaşımı kolaylaştırmak için otopark hizmeti, halk otobüsü ve tren de koyulmuş.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Son günlerde İnönü yeniden gündeme gelince aklıma Temmuz ayında gittiğim bir sergi geldi. Sergi öyle incelikli düşünülmüştü ve güzeldi ki, gezmeye doyamamıştım. Keşke süresi daha uzun olsaydı. Uygun tüm vakitlerde uğrar, Atatürk ve İnönü'nün halkla iç içe deniz sefalarına sonsuz defa bakardım. 
Atatürk, Afet İnan ile birlikte Florya Plajı'nda kürek çekiyor, 1936. Atatürk, sık sık Deniz Köşkü'nün yanındaki halk plajına geliyor, burada halkla beraber denize girip çıkıyor; halk da çoluk çocuk, onu yakından görmek, birlikte olmak imkanını elde ediyormuş. Mükemmel bir fotograf. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Serginin adı "İstanbul’da Deniz Sefası - Deniz Hamamından Plaja Nostalji". İçinde iki 'deniz', bir de 'plaj' geçiyor. Sergi adeta bana düzenlenmiş, acilen gitmem gerekiyordu. Kıbrıs’tan da yeni dönmüşüm, deniz tuzu hala üzerimde. Sıcak bir Temmuz Cumasında, iş çıkışı Rıfat’la sözleştik. Üstün yol bilgim sayesinde! mi yoksa Yandex sayesinde mi bilinmez, Cuma trafiğinde 50 dakikada Tepebaşı Otoparkındaydım. Fena değil.

Müzeden içeri girdim, Rıfat restoranda oturuyor:
R: Helloo, e e buradan nereye gidiyoruz?
Z: Halloo, nereye olacak, üst katlardaki denizli sergiyi geziyoruz işte.
R: E ben gezdim çoktan.
Z: Niye?
R: Erken geldim, gezdim işte.
Z: Nasıl yani? Pera Müzesi dedik ya, sergiyi gezecektik.
R: E bana Pera Müzesi'nin önü dedin, Pera Müzesi’nin içindeki sergi demedin ki!
Z: Off, inanmıyorum, tam bir İngiliz sıtaylsın, o zaman tekrar gezeceksin!
Sergi alanı böyleydi, deniz hamamlarının duvarlarını anımsatan bambular ve ince kumlar unutulmamış.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul. 


Sergi, Osmanlının denizle ilişkisini ortaya koyarak başlıyor ve süreç içerisinde toplumsal dönüşümle birlikte deniz kültürünün gelişimine ışık tutuyor. Bir başka deyişle, su şehri Istanbul’da deniz kültürünün mahremiyetten, normale geçişini birebir görüyorsunuz. 
Deniz hamamı. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.  

Serüven, 19. yüzyılın ikinci yarısında "deniz hamamları"yla başlıyor ve 20. yüzyılın ortalarına kadar olan dönüşümü bir belgesel gibi ortaya koyuyor. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde de geçiyormuş deniz hamamları. Geçmişleri 17. yüzyıla dayanıyormuş, yaygınlaşması ise batılılaşmanın da etkisiyle 19. yüzyılın ortalarını bulmuş.
Kadınlara mahsus bir deniz hamamının içi, 1930'ların sonu.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Deniz hamamları denizin içinde, suya dayanıklı ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş ve ahşap duvarlarla örtülerek ayrılmış yapılar. Dışarıdan kapalı kutulara benzeyen bu yapılar kıyıya yine kazıklar üzerine oturtulan bir köprüyle bağlanırdı. 
Tarabya'da Alman Büyükelçiliği ve önünde deniz hamamı, 1905. Günümüze en yakın görüntü olarak bunu seçtim. 113 yıl sonrasında tabii burası artık büyükelçilik değilse de Alman Konsolosluğu'nun yazlık rezidansı olarak kullanılıyor. Yukarıdaki fotografta dikkat çekici olan diğer bir ayrıntı da Tarabya'nın adını Fransızca'da terapiden almış olması. Su, doğa elbette terapidir. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.

Umumi ve hususi hamamlar olmak üzere iki gruba ayrılırdı. Hususi deniz hamamları yalıların kenarında, onlara ait mekanlardı; umumi hamamlar ise daha büyük mevsimsel yapılardı. 
Mayo hayatlara girmeden önce deniz hamamlarında takunya ve peştamal kullanılırmış.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Deniz hamamları, kadın ve erkeklerin ayrı kullanımına dayalı ve aslında toplumsal kontrolün mekansallaştırıldığı alanlardanmış anlaşılan. Ayrıca, yüzmeden çok deniz banyosu yapma fikri ön planda olduğu için yüzme bilmek de gerekmezmiş, ilginç.
Serginin açıklayıcı panoları özenle hazırlanmıştı. Fülürye, esasen Rusların şiveli telaffuzu ile bugünkü Florya olmuş. Soldaki fotografta da Florya'da deniz sefası yapan, Beyaz Ruslar görülüyor. Bonesiz çıkmam diyen hanımlara hayranım.

Osmanlının denizle olan iletişiminde dönüm noktası ise I. Dünya Savaşı olmuş. Bundan önce mahrem olan denizde yüzmek sakıncalı, hatta yasakmış. Tabib Binbaşı İbrahim Cemal demiş ki;
'Bir doktorun onayı olmadıkça denize girmeyin. Denize ne vakit girileceğini ve denizde ne yenip ne içileğini doktor belirlemelidir.'
'Çocuklar altı yaşını doldurmadan denize sokulmamalı, doldurduktan sonra da birdenbire denize götürülmemeli, önce evde soğuk suya kademeli olarak alıştırılmalı.'
'Denize büyük adamlar bile sabah erken ve güneş battıktan sonra girmemeli.'
'Hazmetmeden denize girilmemeli, yemekten büyükler 3, çocuklar 2 saat sonra denize girebilir.'
'Denize girmek için en münasip zaman yaz sonu, sonbahar başlangıcıdır. Çünkü o vakit su pek soğuk, hava pek sıcak değildir.'
Vay be, komutanım süpersin. 130 yıl önce olayı bitirmişsin.
Favorim kesinlikle bu. Tabib Binbaşı İbrahim Cemal'in 1890 yılında yazdığı 'Deniz Hamamı Risalesi - Deniz suyu, havası ve kumunun havass ve tesiratı ve suver-i isti'mali hakkında malumat-ı nafiyayı havidir.' adlı kitabının 25-26. sayfaları. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Dönüşüm nasıl olmuş peki? Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlar, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bırakmış.
Florya Plajı, 1920'lerin sonu, 1930'ların başı. Florya'nın ince kumu, kum banyosu için çok elverişliymiş. Eskiden doktor tavsiyesi ile yapılan kum banyoları artık plaj kültürünün parçası olmuş.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Önceleri manzara, romantizm ve ticaret gibi kavramlarla tanımlanan deniz ve boğaz, Cumhuriyet’le birlikte yeni anlamlar kazanmış. Seküler toplum, bireyi daha özgür ve en önemlisi kadın-erkek fark etmeksizin daha görünür kılmış.
Sağda şair Yahya Kemal Beyatlı, ilk kadın ressamlardan Melek Celal Sofu ile eşi Hasan Celal Sofu, Sarıyer Altınkum Plajında, 31 Temmuz 1934. Soldaki resim ise Melek Celal Sofu'nun tuval üzerine yağlıboya Moda Plajı çalışması. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.

Halkımız böylelikle denizle barışmış. Plaj olgusu zaman içinde kendi eğlencesini, modasını ve kültürünü yaratmış. Su sporları da gelişmeye başlamış.
Muhteşem. Bunlardan bana lazım, bulursanız gönderin, oradan alacaktım ama son anda vazgeçtim.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Aydabir Mecmuasının "Yüzme Öğreniniz!" adlı parasız ilavesini okumaya doyamadım. 
1953 basımı yüzme öğretmeni bulmuşum, hem de dünya şampiyonundan, kaçırır mıyım?
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
İlave, 1953 tarihli ve Şaka Matbaası tarafından basılmış. Aşağıdaki fotografta görebilirsiniz. Şaka değil yani!
Aydabir Mecmuası da kendini bayağı övmüş. Ama öyle demeyin, hak etmiş, şimdi nerede bulacağız öyle dünya şampiyonundan ücretsiz dergi eki? İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Yazan, dünya yüzme şampiyonu Victor E. Lawson. Victor, ilaveyi çok iyi hazırlamış, tüm detayları vermiş. Özellikle "Suda taklak atmak eğlencelidir" bölümü ilgimi çekti. Ortaokuldayken arkadaşım Erem'le bir takla geliştirmiştik, adına da takatuka derdik, denizde sırt sırta verip kollarımızı birbirimize geçirip takla atardık. O zamanlar taklak deniyormuş demek...
Aa Can, bak bizim 'ayak ayağa' hareketimizin resmini çizmiş Victor. Kardeşimle suda aynı bu resimdeki gibi ayak ayağa verip sonra 1-2-3 diye sayıp tüm gücümüzle birbirimizi ittirir, sırt üstü gidebildiğimiz kadar uzağa gitmeye çalışırdık. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


1960’lı yıllara kadar altın çağını yaşayan plaj kültürü İstanbul’un hızlı sosyolojik değişimleriyle dönüşüme uğramış. 
Sergiden bir köşe daha. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Sonrasına hakimiz zaten: Işık hızındaki demografik değişim, göç ve yarım yüzyılda 1 milyondan 15 milyona yükselen nüfus, betona bulanan kıyılar, denizin kirlenmesi... Ayıp ve yasakların tekrar hayatımıza girmesi... Çok ama çok yazık oldu.
Çilingoz marka gazoz ve soğuk gazoz satışında kullanılan leğen.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Serginin en güzel yanlarından birisi de İsmet Paşa'nın meşhur askılı mayosunu barındırmasıydı. 
İsmet İnönü’nün askılı mayosu ve plaj bornozu, 1930’lar.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
İsmet Paşa yaz geldiğinde, Ankara’daki Pembe Köşk’ten Heybeliada’daki köşküne taşınırmış. Askılı mayosu ile iskeleden çivileme atlayıp deniz sezonunu açarmış. Mükemmel! Daha mükemmel olan ise, bu atlayış TRT’de haberlerde gösterilirmiş. Bir gelenek haline gelen bu görüntüyü TRT her yıl verirmiş. Sergide bu film de gösteriliyordu.

1940'lardan bir bikini üstü ve mayo. Ne kadar şık...
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Deniz temalı Milli Piyango biletlerine bakın, harika, aşık oldum resmen bunlara. Biz ne naif, ne tatlıymışız bir zamanlar.
1944-1980 arası Milli Piyango biletleri, çoğu İhap Hulusi Görey tasarımı. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Serginin küratörü, tarihçi Prof. Dr. Zafer Toprak harika bir iş çıkarmış. Sergilen fotoğraf, dergi, karikatür, eşya ve kitap gibi malzemeler büyük ölçüde İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivinden ve özel koleksiyonlardan derlenmiş.
Çok beğendim bu tasarımı, mutlu insanlar ülkesi...
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Atatürk'ün doğallığına, dahası sandaletlerinin asaletine bakar mısınız...
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Atatürk'ün uğraştığı üç spor dalından söz ediliyor. İlki Selanik’teki çocukluk ve gençlik yıllarından güreş. İkincisi askerlik yaşantısından dolayı binicilik. Florya Deniz Köşkü ile birlikte de yüzme ve kürek. 
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Hayatının son yıllarında yüzmekten ve kürek çekmekten çok hoşlanmış.
Moda'da kürek yarışı, 1929. 1 Temmuz Kabotaj Bayramı kutlamalarında Anadolu ve Rumeli fenerleri tahlisiye istasyonlarının kürek ekipleri arasındaki ezeli rekabetten doğan çekişmeli yarışı izlemek Atatürk'ün pek hoşuna gidermiş. Kazanan ekip, Atatürk'ün yatı önünde küreklerini havaya kaldırarak Atatürk'ü selamlarmış. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Moda, 19. yüzyıldan itibaren İstanbul’un en seçkin semtlerinden biri olmuş. Kentin ilk yelken kulüplerinden Khalkedon Racing Club burada kurulmuş, yine semt sakinlerinin buluştuğu Moda Deniz Kulübü’nün ilk evresi de burada oluşmuş. Kısa sürede Anadolu yakasının su sporları merkezi haline gelmiş. 1937 yılında ilk kez Macaristan-Türkiye yüzme yarışları burada düzenlenmiş. Birçok yüzücü ve tramplen atlayıcısı bu plajda ünlenip, Türkiye şampiyonu olmuş. Plaj, spor etkinlikleri yanı sıra gösteri ve eğlence mekanı olarak da meşhurmuş.
Moda. Fotografın sağ altında sırt üstü yüzen iki kişi hoşuma gitti. O dönem belli ki bone takmayı asla ihmal etmiyorlarmış. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.







Suadiye Plajının sahibi Mustafa Güler, inşaat için İş Bankası’dan kredi almış. Banka da reklamını kabinlerin üzerine monte etmiş. İş Bankası kumbarası, dönemin en etkin tasarruf yöntemlerinden biriymiş. Çok nostaljik oldu bu.
Suadiye Plajı, 1930’ların başı. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.




Caddebostan ve Suadiye Plajlarından görüntüler. İnsanlar çok samimi ve mutlu görünüyor. 
Sol üstte 1940'ların Caddebostan Plajı, diğer üçü 1930'ların Suadiye Plajı. Suadiye Plajı, Kadıköy'ün seçkinlerinin gittiği pahalı bir mekanmış. 1929'da açılan plajın oteli, lokantası, gazinosu, hatta caz bandı varmış ve Anadolu yakasının ilk eğlence mekanlarındanmış. Sağ üstte en öndeki arkadaşımızın pencereli mayosu ilgi çekici.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Böylesine hoş bir sergiyi gezmiş olmaktan çok mutlu oldum. Sonbahara da merhaba demişken yazı anımsamak güzel oldu.
Bende de mistral bir bitiş yok değil ama... 6 Temmuz 2018.