çevre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çevre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2018 Pazartesi

İsmet İnönü Heybeliada'da Çocuklarıyla

20. yüzyılın ilk yarısındaki deniz neşriyatımız oldukça zengin görünüyor. 16 Eylül 1935 tarihli Hafta Dergisinin kapağında mayosuyla İsmet İnönü ve çocuklarına yer verilmiş. Süreyya Plajının el ilanı ise ağırlıklı Fransızca hazırlanmış ve "İdeal Plaj... Marmara'nın İncisi..." gibi sıfatlar kullanılmış. Plajın restoranı, gazinosu, orkestrası varmış. Plaja ulaşımı kolaylaştırmak için otopark hizmeti, halk otobüsü ve tren de koyulmuş.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Son günlerde İnönü yeniden gündeme gelince aklıma Temmuz ayında gittiğim bir sergi geldi. Sergi öyle incelikli düşünülmüştü ve güzeldi ki, gezmeye doyamamıştım. Keşke süresi daha uzun olsaydı. Uygun tüm vakitlerde uğrar, Atatürk ve İnönü'nün halkla iç içe deniz sefalarına sonsuz defa bakardım. 
Atatürk, Afet İnan ile birlikte Florya Plajı'nda kürek çekiyor, 1936. Atatürk, sık sık Deniz Köşkü'nün yanındaki halk plajına geliyor, burada halkla beraber denize girip çıkıyor; halk da çoluk çocuk, onu yakından görmek, birlikte olmak imkanını elde ediyormuş. Mükemmel bir fotograf. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Serginin adı "İstanbul’da Deniz Sefası - Deniz Hamamından Plaja Nostalji". İçinde iki 'deniz', bir de 'plaj' geçiyor. Sergi adeta bana düzenlenmiş, acilen gitmem gerekiyordu. Kıbrıs’tan da yeni dönmüşüm, deniz tuzu hala üzerimde. Sıcak bir Temmuz Cumasında, iş çıkışı Rıfat’la sözleştik. Üstün yol bilgim sayesinde! mi yoksa Yandex sayesinde mi bilinmez, Cuma trafiğinde 50 dakikada Tepebaşı Otoparkındaydım. Fena değil.

Müzeden içeri girdim, Rıfat restoranda oturuyor:
R: Helloo, e e buradan nereye gidiyoruz?
Z: Halloo, nereye olacak, üst katlardaki denizli sergiyi geziyoruz işte.
R: E ben gezdim çoktan.
Z: Niye?
R: Erken geldim, gezdim işte.
Z: Nasıl yani? Pera Müzesi dedik ya, sergiyi gezecektik.
R: E bana Pera Müzesi'nin önü dedin, Pera Müzesi’nin içindeki sergi demedin ki!
Z: Off, inanmıyorum, tam bir İngiliz sıtaylsın, o zaman tekrar gezeceksin!
Sergi alanı böyleydi, deniz hamamlarının duvarlarını anımsatan bambular ve ince kumlar unutulmamış.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul. 


Sergi, Osmanlının denizle ilişkisini ortaya koyarak başlıyor ve süreç içerisinde toplumsal dönüşümle birlikte deniz kültürünün gelişimine ışık tutuyor. Bir başka deyişle, su şehri Istanbul’da deniz kültürünün mahremiyetten, normale geçişini birebir görüyorsunuz. 
Deniz hamamı. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.  

Serüven, 19. yüzyılın ikinci yarısında "deniz hamamları"yla başlıyor ve 20. yüzyılın ortalarına kadar olan dönüşümü bir belgesel gibi ortaya koyuyor. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde de geçiyormuş deniz hamamları. Geçmişleri 17. yüzyıla dayanıyormuş, yaygınlaşması ise batılılaşmanın da etkisiyle 19. yüzyılın ortalarını bulmuş.
Kadınlara mahsus bir deniz hamamının içi, 1930'ların sonu.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Deniz hamamları denizin içinde, suya dayanıklı ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş ve ahşap duvarlarla örtülerek ayrılmış yapılar. Dışarıdan kapalı kutulara benzeyen bu yapılar kıyıya yine kazıklar üzerine oturtulan bir köprüyle bağlanırdı. 
Tarabya'da Alman Büyükelçiliği ve önünde deniz hamamı, 1905. Günümüze en yakın görüntü olarak bunu seçtim. 113 yıl sonrasında tabii burası artık büyükelçilik değilse de Alman Konsolosluğu'nun yazlık rezidansı olarak kullanılıyor. Yukarıdaki fotografta dikkat çekici olan diğer bir ayrıntı da Tarabya'nın adını Fransızca'da terapiden almış olması. Su, doğa elbette terapidir. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.

Umumi ve hususi hamamlar olmak üzere iki gruba ayrılırdı. Hususi deniz hamamları yalıların kenarında, onlara ait mekanlardı; umumi hamamlar ise daha büyük mevsimsel yapılardı. 
Mayo hayatlara girmeden önce deniz hamamlarında takunya ve peştamal kullanılırmış.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Deniz hamamları, kadın ve erkeklerin ayrı kullanımına dayalı ve aslında toplumsal kontrolün mekansallaştırıldığı alanlardanmış anlaşılan. Ayrıca, yüzmeden çok deniz banyosu yapma fikri ön planda olduğu için yüzme bilmek de gerekmezmiş, ilginç.
Serginin açıklayıcı panoları özenle hazırlanmıştı. Fülürye, esasen Rusların şiveli telaffuzu ile bugünkü Florya olmuş. Soldaki fotografta da Florya'da deniz sefası yapan, Beyaz Ruslar görülüyor. Bonesiz çıkmam diyen hanımlara hayranım.

Osmanlının denizle olan iletişiminde dönüm noktası ise I. Dünya Savaşı olmuş. Bundan önce mahrem olan denizde yüzmek sakıncalı, hatta yasakmış. Tabib Binbaşı İbrahim Cemal demiş ki;
'Bir doktorun onayı olmadıkça denize girmeyin. Denize ne vakit girileceğini ve denizde ne yenip ne içileğini doktor belirlemelidir.'
'Çocuklar altı yaşını doldurmadan denize sokulmamalı, doldurduktan sonra da birdenbire denize götürülmemeli, önce evde soğuk suya kademeli olarak alıştırılmalı.'
'Denize büyük adamlar bile sabah erken ve güneş battıktan sonra girmemeli.'
'Hazmetmeden denize girilmemeli, yemekten büyükler 3, çocuklar 2 saat sonra denize girebilir.'
'Denize girmek için en münasip zaman yaz sonu, sonbahar başlangıcıdır. Çünkü o vakit su pek soğuk, hava pek sıcak değildir.'
Vay be, komutanım süpersin. 130 yıl önce olayı bitirmişsin.
Favorim kesinlikle bu. Tabib Binbaşı İbrahim Cemal'in 1890 yılında yazdığı 'Deniz Hamamı Risalesi - Deniz suyu, havası ve kumunun havass ve tesiratı ve suver-i isti'mali hakkında malumat-ı nafiyayı havidir.' adlı kitabının 25-26. sayfaları. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Dönüşüm nasıl olmuş peki? Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlar, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bırakmış.
Florya Plajı, 1920'lerin sonu, 1930'ların başı. Florya'nın ince kumu, kum banyosu için çok elverişliymiş. Eskiden doktor tavsiyesi ile yapılan kum banyoları artık plaj kültürünün parçası olmuş.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Önceleri manzara, romantizm ve ticaret gibi kavramlarla tanımlanan deniz ve boğaz, Cumhuriyet’le birlikte yeni anlamlar kazanmış. Seküler toplum, bireyi daha özgür ve en önemlisi kadın-erkek fark etmeksizin daha görünür kılmış.
Sağda şair Yahya Kemal Beyatlı, ilk kadın ressamlardan Melek Celal Sofu ile eşi Hasan Celal Sofu, Sarıyer Altınkum Plajında, 31 Temmuz 1934. Soldaki resim ise Melek Celal Sofu'nun tuval üzerine yağlıboya Moda Plajı çalışması. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.

Halkımız böylelikle denizle barışmış. Plaj olgusu zaman içinde kendi eğlencesini, modasını ve kültürünü yaratmış. Su sporları da gelişmeye başlamış.
Muhteşem. Bunlardan bana lazım, bulursanız gönderin, oradan alacaktım ama son anda vazgeçtim.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Aydabir Mecmuasının "Yüzme Öğreniniz!" adlı parasız ilavesini okumaya doyamadım. 
1953 basımı yüzme öğretmeni bulmuşum, hem de dünya şampiyonundan, kaçırır mıyım?
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
İlave, 1953 tarihli ve Şaka Matbaası tarafından basılmış. Aşağıdaki fotografta görebilirsiniz. Şaka değil yani!
Aydabir Mecmuası da kendini bayağı övmüş. Ama öyle demeyin, hak etmiş, şimdi nerede bulacağız öyle dünya şampiyonundan ücretsiz dergi eki? İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Yazan, dünya yüzme şampiyonu Victor E. Lawson. Victor, ilaveyi çok iyi hazırlamış, tüm detayları vermiş. Özellikle "Suda taklak atmak eğlencelidir" bölümü ilgimi çekti. Ortaokuldayken arkadaşım Erem'le bir takla geliştirmiştik, adına da takatuka derdik, denizde sırt sırta verip kollarımızı birbirimize geçirip takla atardık. O zamanlar taklak deniyormuş demek...
Aa Can, bak bizim 'ayak ayağa' hareketimizin resmini çizmiş Victor. Kardeşimle suda aynı bu resimdeki gibi ayak ayağa verip sonra 1-2-3 diye sayıp tüm gücümüzle birbirimizi ittirir, sırt üstü gidebildiğimiz kadar uzağa gitmeye çalışırdık. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


1960’lı yıllara kadar altın çağını yaşayan plaj kültürü İstanbul’un hızlı sosyolojik değişimleriyle dönüşüme uğramış. 
Sergiden bir köşe daha. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Sonrasına hakimiz zaten: Işık hızındaki demografik değişim, göç ve yarım yüzyılda 1 milyondan 15 milyona yükselen nüfus, betona bulanan kıyılar, denizin kirlenmesi... Ayıp ve yasakların tekrar hayatımıza girmesi... Çok ama çok yazık oldu.
Çilingoz marka gazoz ve soğuk gazoz satışında kullanılan leğen.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Serginin en güzel yanlarından birisi de İsmet Paşa'nın meşhur askılı mayosunu barındırmasıydı. 
İsmet İnönü’nün askılı mayosu ve plaj bornozu, 1930’lar.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
İsmet Paşa yaz geldiğinde, Ankara’daki Pembe Köşk’ten Heybeliada’daki köşküne taşınırmış. Askılı mayosu ile iskeleden çivileme atlayıp deniz sezonunu açarmış. Mükemmel! Daha mükemmel olan ise, bu atlayış TRT’de haberlerde gösterilirmiş. Bir gelenek haline gelen bu görüntüyü TRT her yıl verirmiş. Sergide bu film de gösteriliyordu.

1940'lardan bir bikini üstü ve mayo. Ne kadar şık...
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Deniz temalı Milli Piyango biletlerine bakın, harika, aşık oldum resmen bunlara. Biz ne naif, ne tatlıymışız bir zamanlar.
1944-1980 arası Milli Piyango biletleri, çoğu İhap Hulusi Görey tasarımı. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Serginin küratörü, tarihçi Prof. Dr. Zafer Toprak harika bir iş çıkarmış. Sergilen fotoğraf, dergi, karikatür, eşya ve kitap gibi malzemeler büyük ölçüde İstanbul Araştırmaları Enstitüsü arşivinden ve özel koleksiyonlardan derlenmiş.
Çok beğendim bu tasarımı, mutlu insanlar ülkesi...
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Atatürk'ün doğallığına, dahası sandaletlerinin asaletine bakar mısınız...
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Atatürk'ün uğraştığı üç spor dalından söz ediliyor. İlki Selanik’teki çocukluk ve gençlik yıllarından güreş. İkincisi askerlik yaşantısından dolayı binicilik. Florya Deniz Köşkü ile birlikte de yüzme ve kürek. 
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.


Hayatının son yıllarında yüzmekten ve kürek çekmekten çok hoşlanmış.
Moda'da kürek yarışı, 1929. 1 Temmuz Kabotaj Bayramı kutlamalarında Anadolu ve Rumeli fenerleri tahlisiye istasyonlarının kürek ekipleri arasındaki ezeli rekabetten doğan çekişmeli yarışı izlemek Atatürk'ün pek hoşuna gidermiş. Kazanan ekip, Atatürk'ün yatı önünde küreklerini havaya kaldırarak Atatürk'ü selamlarmış. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Moda, 19. yüzyıldan itibaren İstanbul’un en seçkin semtlerinden biri olmuş. Kentin ilk yelken kulüplerinden Khalkedon Racing Club burada kurulmuş, yine semt sakinlerinin buluştuğu Moda Deniz Kulübü’nün ilk evresi de burada oluşmuş. Kısa sürede Anadolu yakasının su sporları merkezi haline gelmiş. 1937 yılında ilk kez Macaristan-Türkiye yüzme yarışları burada düzenlenmiş. Birçok yüzücü ve tramplen atlayıcısı bu plajda ünlenip, Türkiye şampiyonu olmuş. Plaj, spor etkinlikleri yanı sıra gösteri ve eğlence mekanı olarak da meşhurmuş.
Moda. Fotografın sağ altında sırt üstü yüzen iki kişi hoşuma gitti. O dönem belli ki bone takmayı asla ihmal etmiyorlarmış. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.







Suadiye Plajının sahibi Mustafa Güler, inşaat için İş Bankası’dan kredi almış. Banka da reklamını kabinlerin üzerine monte etmiş. İş Bankası kumbarası, dönemin en etkin tasarruf yöntemlerinden biriymiş. Çok nostaljik oldu bu.
Suadiye Plajı, 1930’ların başı. İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.




Caddebostan ve Suadiye Plajlarından görüntüler. İnsanlar çok samimi ve mutlu görünüyor. 
Sol üstte 1940'ların Caddebostan Plajı, diğer üçü 1930'ların Suadiye Plajı. Suadiye Plajı, Kadıköy'ün seçkinlerinin gittiği pahalı bir mekanmış. 1929'da açılan plajın oteli, lokantası, gazinosu, hatta caz bandı varmış ve Anadolu yakasının ilk eğlence mekanlarındanmış. Sağ üstte en öndeki arkadaşımızın pencereli mayosu ilgi çekici.
İstanbul'da Deniz Sefası Sergisi, Pera Müzesi, 6 Temmuz 2018, İstanbul.
Böylesine hoş bir sergiyi gezmiş olmaktan çok mutlu oldum. Sonbahara da merhaba demişken yazı anımsamak güzel oldu.
Bende de mistral bir bitiş yok değil ama... 6 Temmuz 2018.

1 Eylül 2018 Cumartesi

Şeker Tepesi, Niteroi, Kobra

Eduardo Kobra'nın duvar resmi, bir Brezilya yerlisi Tapajos. Askerler de tam o anda geçiyordu, manidar oldu.
Olimpik Bulvarı, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Bugün esasen son günümüz olacaktı Rio’da, ancak Air France çalışanlarının greve gireceği tuttu ve uçuşumuz iptal edildi. Fransızların protesto kültürü meşhurdur, bizi bulmasa iyiydi. Rio’dan Paris aktarmalı olarak İstanbul’a gelecektik. Ancak çok başka maceralara atıldık.
Copacabana'daki otelimizin lobisinde, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Sabah erken kalkıp kahvaltıdan önce bir deniz sefası yaptık. Ardından bol papayalı olmak üzere son kahvaltımızı yaptık. Sonrasında odayı boşaltıp valizleri bizi alana götürecek otobüse teslim ettik. Air France yerine Emirates ile Dubai’ye, ardından Kuveyt’e, Kuveyt’ten de inşallah İstanbul’a varacağız. Yol hayli uzun. Ancak güzel tarafı gün bizim, güneş bizim…
Burası Urca Tepesi, Şeker Tepesi'ne yine teleferikle çıkacağız. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Daha önce hava bulutlu olduğundan çıkamadığımız Şeker Tepesi’ne (Sugar Loaf) çıkacağız. Bugün hava açık.
Şeker Tepesi arkamda, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Yukarıdan şehri kuşbakışı izleyeceğiz, manzara doyumsuz. 
Tekneler kaplamış, Urca Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Şeker Tepesi, Rio’daki en turistik noktalardan biri. Şeker çuvalına benzediği için bu ad verilmiş. Yaklaşık 400m yükseklikteki bu tepeye teleferikle çıkılıyor. İki kademesi var. Önce Urca Tepesi’ne çıkıyorsunuz, ardından Şeker Tepesi’ne.
Urca Tepesi'nden panoramik manzara, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Kurtarıcı İsa’dan daha çok beğendim burayı. Gerçi İsa’ya çıktığımızda hava çok kapalıydı, yukarıdan bir şey görememiştik ama olsun…
Hangi tarafa bakacağınızı şaşırıyorsunuz, manzara müthiş. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Yukarıda restoran, cafe ve hediyelik eşya dükkanları var. 
Bu şehir harika bir coğrafyaya kurulmuş. Keşke daha az bina olsa ama bu bir hayal tabii.
11 Nisan 2018,  Rio de Janeiro.
Urca Tepesi 220m yükseklikte, buradan Guanabara Körfezi ve küçük Vermelha Plajı görülebiliyor.
Urca Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Çık buraya, tak kulaklığı müzik dinle, hayatla ilgili planlarını yap, okyanusa dal git...
Tepede mutluluk adına her şey düşünülmüş. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Komiklik, şakalara doyamıyorum.
Ortam süper. Urca Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Sonra tekrar teleferiğe binerek zirveye çıktık.
Şeker Tepesi'ne iki aşamalı olarak çıkıyorsunuz. Arkadaki iki tepe arasında küçük Vermelha Plajı görünüyor. Bu koy hava almıyor ve yüzmeye çok elverişli gibi duruyor.
Burada da bir tarafınız Copacabana...
Şeker Tepesi'ndeyiz. En ileri sol Copacabana. Yukarıda hafif yağmur atıştırdı (atletimdeki noktalar).
11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Öte tarafınız Corcovado Tepesi-Kurtarıcı İsa. İsa, çok rica edeceğim şu fevalada yaşayanların işini biraz kolaylaştır, sen orada tepeden görüyorsundur olan biteni. Bak o tarafa dönünce bulutlar bile artıyor, tepki veriyor adeta.
Şeker Tepesi'nin karşı tarafı Corcovado Tepesi, Kurtarıcı İsa Heykeli bulutların arasında kalsa da görünüyor.
11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Rio’ya boşuna Cidade Maravilhosa (Harika Şehir) demiyorlar.
Üzerime gelme, atarım bak kendimi. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Muhteşem bir coğrafya, hele de yüksekten nefes kesici…
Neyse atmaktan vazgeçtim, Copacabana'ya silah çekeyim, kardeşim fevalacılara iyi davranın ona göre!
Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Aksi gibi çantaları otobüste bıraktık, bu manzarada bir caipirinha içmek güzel olurdu.
Neyse ya, şiddete karşıyız, en iyisi Copacabana'da yüzmektir, işaretledim konuyu.
Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Sana bugün tepeden baktım aziz Rio... 
Santa Teresa tarafına doğru incelemelere devam. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Bu arada Urca ve Şeker Tepelerine teleferik yerine manuel tırmananlar da var. 
Böyle çabalı insanlar da var, Urca Tepesi'ne gelmek üzere. Kolay gelsin, dikkatli tırman. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Helikopterle mi dolaşayım diyorsunuz? O da var. Kısacası macera mı arıyorsunuz, birinci adres kesinlikle Rio!
Urca Tepesi'nden kalkan helikopter turunun eşsiz manzaralarda dolaştığına eminim. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Olamaz, Şeker Tepesi'nde çok şeker bir duvar keşfediyoruz.
Şeker Tepesi'nde neşeli bir duvar resmi. Ebru tam ortada hepsini kucaklıyor. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Duvardakilerin gözlere bakarsak, akrabalarım sayılırlar, çok seviniyorum tabii. Derhal uçuşa hazırlık yapmam gerek.
Uçuşa hazırlık için daima Ankara misket havalarını tercih ederim. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Ve uçuş başladı.
Şeker Tepesi'nde zıplanır. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Cabin crew take-off position. Akrabalarımı uçak tutuyor, o nedenle gözleri kapalı.
Sonuçta dünyanın bir ucuna gelmişim, burada duvarda da olsa akrabalarımla karşılaşmışım, mutluluktan tabii ki havalara uçarım. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Cabin crew! Artık landing'e geç yani sen de.
Şu aslan kafalıyla morlu top bana çok gülüyor yalnız. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Tamam ya iniyoruz işte...
Yere inme vakti geldi. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Şeker Tepesi’nden sonra Rio de Janeiro’nun kardeş şehri Niteroi’a geçiyoruz. 
Niteroi'ya geçmek için izlediğimiz rota. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Bu şehre gidiş yolu da müthiş seyirlikti. Guanabara Körfezi’nin diğer kıyısındaki Niteroi’a geçmek için Rio-Niterói Köprüsü kullanılıyor. 
Rio-Niteroi Köprüsü.
Köprü 1974’te yapılmış ve güney yarımküredeki en uzun köprü (yaklaşık 14km) olma özelliğini taşıyor. Bu köprü Körfezin iki yakasını güzelce birleştiriyor. Öyle meşhur ki Google, 2016 yılında doddle yapmış köprünün 42. yılı şerefine. 
Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi'nin hastası oldum. Ufo da diyebilirsiniz, beyaz bir çiçek ya da modern deniz feneri de...
Brezilyalı meşhur mimar Oscar Niemeyer’in tasarladığı Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi’ni gezdik. Denizden çıkan beyaz bir nilüfer sanki, doğal olarak oraya kondurulmuş gibi. İkonik bir yapı. Yayvan bir deniz fenerini de andıran bina, aynı zamanda bir şehir meydanı görevi görüyor anladığım kadarıyla, zira girişinde yere oturmuş manzarayı izleyen, eskiz çizen, müzik dinleyen pek çok insan vardı.
Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi'nin girişi, 11 Nisan 2018, Niteroi.
Müze binasına giriş, bu meydandan çıkan 98 metre uzunluğundaki bir rampa ile sağlanmış, çıtır çıtır döne döne çıkıyorsunuz, her şey size çok doğal hissettiriyor.
Şu arkadaki plajda yüzmek lazımdı, sessiz sakin bir koy... Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi, 11 Nisan 2018, Niteroi.
İçeride güzel bir çağdaş sanat sergisi vardı, onlara göz attık. Binanın içi de dışı gibi zorlama değil, geniş ferah galeriler oluşturulmuş. Yerin üstünde 3 kat var, ayrıca yerin altına da iniyor, içinde restoran, bar ve konferans salonu da var. Mimar Oscar, gerçekten Oscarlık iş çıkarmış. Sonradan okuduğuma göre havada asılı gibi olan bu yapı, aerodinamik tasarımı ile rüzgara karşı da dayanıklıymış.
Niteroi kültürel etkinlikleri için mini dergi çıkarmış, kapak güzel.
Açıkçası geçerken Niteroi’un plajlarını çok beğendim, tabii Rio’ya göre daha tenha, sakin. Bir dahakine Niteroi’cuyum, teşekkürler Oscar.
Niteroi'dayız, bu şehir de Rio eyaletine bağlı, 11 Nisan 2018, Niteroi.
Niteroi’dan Rio merkeze geri döndük. Eski liman bölgesindeyiz.
Tekrar Rio'dayız, burası Olimpik Bulvar. Çok katlı otoparkın dış tasarımı ne hoş. Şunu diyor sanırım: 'Seni özledim, seni seviyorum ve seni bekliyorum'. Umarım kavuşurlar. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Eski antrepoların önünden yürüyoruz, böyle sonradan dönüştürülen denizcilik alanlarının hastasıyım. Hamburg’da da antrepolardan çıkmıyordum. Olimpik Bulvardayız. Sao Paolo’lu sokak sanatçısı Eduardo Kobra, eski bir antreponun arka duvarında muhteşem bir eser yaratmış.
Eduardo Kobra'nın Rio Olimpik Bulvar'daki müthiş duvar resmi.
2016 Rio Yaz Olimpiyatları kapsamında Uluslararası Olimpiyat Komitesinin siparişiyle, 190 metre uzunluğundaki bu duvarı bir dünya harikasına dönüştürmüş.
İlk resim Afrika'dan, bu bir Etiyopya yerlisi (Mursi). 11 Nisan 2019, Rio de Janeiro.
Hatta dünyanın en geniş duvar resmi (largest spray paint mural) olarak Guinness Rekorlar Kitabına girmeyi başarmış. 
İkincisi Tayland'ın Karen yerlisi. Ne kadar gerçekçi boyanmış. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro. 
Kobra, Olimpiyatların beş halkasından (5 halka dünya üzerindeki kıtaları temsil eder) esinlenerek, 5 kıtanın 5 ayrı yerlisini resmetmiş.
Olimpik Bulvar'ın genel görünümü. Rio de Janeiro.
Çalışmanın adı Etnias (Etnisite/Etnik Köken). Tabii bu büyüklükte bir çalışmayı tek başına değil, ekibiyle birlikte yapmış. Bunların sprey boyayla yapıldığına inanmak çok güç.
Sao Paolo'lu sokak sanatçısı Eduardo Kobra elinde sprey boyası ile.
Fikir o kadar samimi ki… Hem de Olimpiyat zamanında barış ve birlik mesajı içeren devasa bir eserin çıkması çok güzel. 
Bu büyüklükte bir duvarı vinçlerle boyamışlar. Bu tam ortadaki resim. Kobra, diğer dört kıta yerlisinin tam ortasına Brezilya yerlisini koymuş, o kadar torpil olur. Benim en beğendiğim bu oldu.
Kendisi de Sao Paolo’nun gecekondularından çıkmış bir sanatçı olan Eduardo Kobra, “Çelişkilerin çok olduğu karmaşık zamanlardan geçiyoruz. Herkesin bir olduğunu ve hepimizin birbirimize bağlandığımızı göstermek istedim” demiş ve şöyle devam etmiş: “Dünya insanlarının bir araya gelişini gösteren bir duvar bu. Dini ve politik farklılıkları bir kenara bırakıp gerçekten ama gerçekten tüm insanlığın bir olmasını anlatıyor”.
Sibirya yerlisinin bitmemiş hali.
Bir başka röportajında da Malala, Luther King ve Mandela gibi ömrü boyunca barışın peşinden koşanları temsilen yaptığını belirtmiş. Çok çok güzel bir düşünce. 
Asya ve Avustralya kıtalarının yerlileri karşımızda. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Gelelim duvardaki yerlilerin kökenlerine… Esasen bu hümanist bakışla kökene de girmemek gerekirdi ancak Kobra kimleri boyamayı tercih etmiş, bilelim: Sol baştan ilki Etiyopya’dan bir Mursi, ikincisi Tayland’ın Karen yerlilerinden, üçüncüsü Brezilyalı bir Tapajos, ondan sonraki Sibirya yerlisi bir Chukchi, sonuncusu da Yeni Gine’nin Huli Kabilesinden. Diğer deyişle, Afrika, Asya, Amerika, Avrupa ve Avustralya kıtalarının yerlileri.
Avustralya Yeni Gine'den bir Huli. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Kobra ve ekibi, bu çalışmayı günde en az 12 saat çalışarak 45 günde tamamlamış. Duvarın yüksekliği 15,5 metre.
Kobra Etiyopyalı kadını ekibiyle boyarken.
Bu duvarın önünde durup kendisine ilham gelmeyen yoktur sanırım. Cidden nefes kesici, ilham verici. İlham Gencer de burayı görsün, daha da bir ilhamlansın isterim şahsen. Bu yılki Caz Fest açılış konserinin sonundaki dansını unutmam mümkün değil. 92 yaşında bu performans! I  İG.
Brezilya yerlisinden sonraki beğendiğim Tayland yerlisi oldu. Onunla bi fotograf çekineyim.
11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Liman bölgesindeki gezimizin ardından Gloria mahallesine geçiyoruz. Rio’daki lagünün çevresinden sonra en beğendiğim bölge burası oldu. Bir Carioca olsam, Gloria’da oturmak isterdim. Ah bir Carioca olsam, nina nina nina nina…

Gloria’nın merkezindeki self-servis bir mekanda akşam yemeğimizi yedik, biralarımızı içtik. Oh mis. Yemek dediğim elbette Rio’nun o müthiş hamur işlerinden başkası değil. Yemek sonrası Gloria sokaklarında biraz gezindik. Hoş mekanlar, sokağa taşmış restoran ve barlar vardı, Rioluların sohbetleri koyuydu.
Rio'nun Gloria semtindeyiz.

16. yüzyıl dolaylarında Brezilya yerlileri Tupiler, Gloria Tepesine Karioca diyorlarmış. Günümüzde Rio’lu anlamındaki Carioca deyimi de buradan geliyormuş.

Bu da Gloria liman tarafındaki Gelecek Müzesi, oldukça ilginç bir yapı, dinozora benziyor. Hem gelecek müzesi, hem dinozor, vaay ironik bileşim oldu. 2015 yılının sonunda açılmış. Rio’lular da 2016 Rio Yaz Olimpiyatlarına epey hazırlanmışlar şehir olarak. Burası 10-15 yıl kadar önce şehrin suç oranı yüksek bir bölgesiymiş, şimdi ise bir çekim alanı haline gelmiş. Bunu da Katalan bir mimara tasarlatmışlar.
Rio Gelecek Müzesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Amaç sürdürülebilirliğe yeni standartlar getirmek; örneğin, bina %40 daha az enerji harcıyormuş. Müzenin teması ise iklim değişikliği ile çevresel ve sosyal çöküş üzerineymiş. Büyüme ile çevresel/sosyal acılar arasındaki çelişkinin pek yaman olduğu Brezilya için manidar sayılacak bir tasarım ve müze olmuş. Zekice.

Artık yurda dönüş zamanı geldi. Tam 24 saatte vardık, aktarmalardaki beklemeler 2 saat civarındaydı. Canımı tek sıkan ise, Kuveyt’te aktarma yaparak İstanbul uçağına binişte, Rio Havaalanı'ndan aldığım cachaça’ma Araplar tarafından el koyulması oldu: “Hanım, bunu bu ülkeye sokamazsın, burası Müslüman ülke, içki yasak.” “Bayım, ülkenize sokmuyorum, transit yolcusuyum, bunu duty free’den aldım, fişi de burada” dediysem de kirli sakaları arasından sırıtan görevli, ürüne el koydu. Yetmedi pasaportumun fotoğrafını çekti (fişlendim böylece). Afiyet olsun, misketli limonlu caipirinha çöl havasında iyi gitmiştir. Uçağa geçerken bildiğim değişik küfürleri saymaya çalıştım. Neyse sonrası canım ülkem, merhaba minişom.