elif çağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elif çağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2011 Pazartesi

m-u-s-i-c II

Şaheser bir cumartesi gecesi organizasyonu nasıl yapılır? Galata’da güzel bir yemeğin ardından -şarabı büyük özenle dökmem hariç- İKSV Salon’da Elif Çağlar’la bütünleşme… Hayır hayır, ben değil, Didem’le Kıvanç yaptı. Elif’in albümünde de çalan Fehmi (trompet) ve onun eşi Işıl, Dido’nun arkadaşları çıktı, ne şans!

Elif ve muazzam ekibi yine harikalar yarattı. Elif bir kere çok mütevazı. Zaten şöyle bir düşünüyorum da kitlesiyle gerçekten bütünleşebilen sanatçıların ortak özelliği bu. Çünkü içten gelen bir durum var, zihin başka şeylere çalışmıyor, loblar birbiriyle barış halinde.

Konserde tam bir sanatçı dayanışması vardı. -Featuring- Yahya Dai mi istersiniz, Ferhat Öz mü, Bilal Karaman mı yoksa Evrim Özşuca mı…

Elif’ten bestelerinin hikayelerini de dinledik. Büyük kısmının kurgu olduğunu, bazen tek bir cümlenin kafasında dönüp durduğunu ve birden parçaya dönüştüğünden söz etti. Mesela, çok beğendiğim Jamaica parçasının ilham kaynağının, Amerika’da okuduğu sıralarda televizyonda gördüğü Jamaica reklamı olduğu öğrendik. Oysa ben ne çok hayal kurmuştum o parçayı nasıl bir ruh haliyle yazdığıyla ilgili ve de “Niye gidememiş Jamaica’ya ya, tüh!” filan demiştim. Birebir yaşanmışlık içeren parçası ise m-u-s-i-c imiş. Hemen odaklanayım:

Finally it’s time for me to tell my story, i’m a singer born and raised in Turkey, 
i’m trying to do my music without getting naked, without a pop cd and without faking
Because it’s time to tell the world that we can make it
If you’re really born to do it, you don’t need to fake it
People with a good heart will understand and love it
...
Evet Elif, biz seni anlıyoruz + bayılıyoruz. 

Dekoru da çok sevimliydi, hem albüm kapağının tarzı hem de kendi samimiyetini destekliyordu. Bence sahnedeki ikinci dekor da Elif’in kıvır kıvır saçları idi. Bu kıvır kıvır saçlarla iyi ses/yorum arasında pozitif bağlantı kesin var. Bir de siz bakın...


Konser sonrasında kendisiyle tanışma fırsatı buldum; sempatik, tatlı bir insan. En son Asiaminor’e cd imzalatmıştım, 10 sene sonra da Elif’e.

Bu harika albüm konseri ve öncesindeki tatlı sohbet için arkadaşlarıma mille mercis!

11 Ekim 2011 Salı

m-u-s-i-c

Elif Çağlar, hakikaten çağlıyor… Bir an gözlerimi kapıyorum, ses şelale, zaman zaman yumuşak ama her durumda çok temiz. Hiçbir şekilde sizinle kavga etmiyor. Pazar günü MiniMore. Fest kapsamında Tamirane’de Elif Çağlar Quartet’i dinlerken hissettiklerim…

Can dost Tolga, ayağının tozuyla kendini bu endüstriyel mekanda buldu. Kendimizi melodilere bırakmış boyut değiştirmeye hazırlanırken, Tolga birden ‘ya bi saksafon eksik’ dedi ve o anda Elif Çağlar’ın dinleyiciler arasındaki Yahya Dai’yi sahneye davet etmesiyle girdiğimiz komadan hızla çıkıp, otomatik neşeye yelken açtık.

Üstad Dai her yere saksafonuyla mı gidiyor diyeceksiniz, öyle değil, yan mekandaki konseri az evvel sona ermişti, belli ki Elif’i dinlemek istemiş. Sonra da hiç inmedi sahneden ve benzersiz bir performans çıktı ortaya.

İşte performanstan kısa bir bölüm… Bu kısacık kesitte bile zamanlamalarının ne kadar mükemmel olduğunu anlıyorsunuz.

Elif Çağlar, Bilgi Üniversitesi’nde caz kompozisyonu okuyor, sonra NY Queens College, The Aaron Copland School of Music’te caz performansı üzerine master yapıyor. Eğitimli ama aynı zamanda çok çok yeteneklilerden…


İlk solo albümü m-u-s-i-c’i tavsiye ediyorum, albümün tamamı Elif’in kendi emeği; salt cazla pek aram yok diyenler için de keşfedilmeye çok değer…

Bir de bu sefer Tamirane’deki ortamın motorcu kardeşliğine benzediğini fark ettim, A’dan Z’ye tüm ekip sıcakkanlı ve yardımsever şekilde caz kardeşliği için çalışıyor gibiydi. Bu durum, Elif ve grubunun enerjisinden de kaynaklanıyor olabilir.