1 Eylül 2018 Cumartesi

Şeker Tepesi, Niteroi, Kobra

Eduardo Kobra'nın duvar resmi, bir Brezilya yerlisi Tapajos. Askerler de tam o anda geçiyordu, manidar oldu.
Olimpik Bulvarı, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Bugün esasen son günümüz olacaktı Rio’da, ancak Air France çalışanlarının greve gireceği tuttu ve uçuşumuz iptal edildi. Fransızların protesto kültürü meşhurdur, bizi bulmasa iyiydi. Rio’dan Paris aktarmalı olarak İstanbul’a gelecektik. Ancak çok başka maceralara atıldık.
Copacabana'daki otelimizin lobisinde, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Sabah erken kalkıp kahvaltıdan önce bir deniz sefası yaptık. Ardından bol papayalı olmak üzere son kahvaltımızı yaptık. Sonrasında odayı boşaltıp valizleri bizi alana götürecek otobüse teslim ettik. Air France yerine Emirates ile Dubai’ye, ardından Kuveyt’e, Kuveyt’ten de inşallah İstanbul’a varacağız. Yol hayli uzun. Ancak güzel tarafı gün bizim, güneş bizim…
Burası Urca Tepesi, Şeker Tepesi'ne yine teleferikle çıkacağız. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Daha önce hava bulutlu olduğundan çıkamadığımız Şeker Tepesi’ne (Sugar Loaf) çıkacağız. Bugün hava açık.
Şeker Tepesi arkamda, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Yukarıdan şehri kuşbakışı izleyeceğiz, manzara doyumsuz. 
Tekneler kaplamış, Urca Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Şeker Tepesi, Rio’daki en turistik noktalardan biri. Şeker çuvalına benzediği için bu ad verilmiş. Yaklaşık 400m yükseklikteki bu tepeye teleferikle çıkılıyor. İki kademesi var. Önce Urca Tepesi’ne çıkıyorsunuz, ardından Şeker Tepesi’ne.
Urca Tepesi'nden panoramik manzara, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Kurtarıcı İsa’dan daha çok beğendim burayı. Gerçi İsa’ya çıktığımızda hava çok kapalıydı, yukarıdan bir şey görememiştik ama olsun…
Hangi tarafa bakacağınızı şaşırıyorsunuz, manzara müthiş. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Yukarıda restoran, cafe ve hediyelik eşya dükkanları var. 
Bu şehir harika bir coğrafyaya kurulmuş. Keşke daha az bina olsa ama bu bir hayal tabii.
11 Nisan 2018,  Rio de Janeiro.
Urca Tepesi 220m yükseklikte, buradan Guanabara Körfezi ve küçük Vermelha Plajı görülebiliyor.
Urca Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Çık buraya, tak kulaklığı müzik dinle, hayatla ilgili planlarını yap, okyanusa dal git...
Tepede mutluluk adına her şey düşünülmüş. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Komiklik, şakalara doyamıyorum.
Ortam süper. Urca Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Sonra tekrar teleferiğe binerek zirveye çıktık.
Şeker Tepesi'ne iki aşamalı olarak çıkıyorsunuz. Arkadaki iki tepe arasında küçük Vermelha Plajı görünüyor. Bu koy hava almıyor ve yüzmeye çok elverişli gibi duruyor.
Burada da bir tarafınız Copacabana...
Şeker Tepesi'ndeyiz. En ileri sol Copacabana. Yukarıda hafif yağmur atıştırdı (atletimdeki noktalar).
11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Öte tarafınız Corcovado Tepesi-Kurtarıcı İsa. İsa, çok rica edeceğim şu fevalada yaşayanların işini biraz kolaylaştır, sen orada tepeden görüyorsundur olan biteni. Bak o tarafa dönünce bulutlar bile artıyor, tepki veriyor adeta.
Şeker Tepesi'nin karşı tarafı Corcovado Tepesi, Kurtarıcı İsa Heykeli bulutların arasında kalsa da görünüyor.
11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Rio’ya boşuna Cidade Maravilhosa (Harika Şehir) demiyorlar.
Üzerime gelme, atarım bak kendimi. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Muhteşem bir coğrafya, hele de yüksekten nefes kesici…
Neyse atmaktan vazgeçtim, Copacabana'ya silah çekeyim, kardeşim fevalacılara iyi davranın ona göre!
Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Aksi gibi çantaları otobüste bıraktık, bu manzarada bir caipirinha içmek güzel olurdu.
Neyse ya, şiddete karşıyız, en iyisi Copacabana'da yüzmektir, işaretledim konuyu.
Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Sana bugün tepeden baktım aziz Rio... 
Santa Teresa tarafına doğru incelemelere devam. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Bu arada Urca ve Şeker Tepelerine teleferik yerine manuel tırmananlar da var. 
Böyle çabalı insanlar da var, Urca Tepesi'ne gelmek üzere. Kolay gelsin, dikkatli tırman. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Helikopterle mi dolaşayım diyorsunuz? O da var. Kısacası macera mı arıyorsunuz, birinci adres kesinlikle Rio!
Urca Tepesi'nden kalkan helikopter turunun eşsiz manzaralarda dolaştığına eminim. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Olamaz, Şeker Tepesi'nde çok şeker bir duvar keşfediyoruz.
Şeker Tepesi'nde neşeli bir duvar resmi. Ebru tam ortada hepsini kucaklıyor. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Duvardakilerin gözlere bakarsak, akrabalarım sayılırlar, çok seviniyorum tabii. Derhal uçuşa hazırlık yapmam gerek.
Uçuşa hazırlık için daima Ankara misket havalarını tercih ederim. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Ve uçuş başladı.
Şeker Tepesi'nde zıplanır. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Cabin crew take-off position. Akrabalarımı uçak tutuyor, o nedenle gözleri kapalı.
Sonuçta dünyanın bir ucuna gelmişim, burada duvarda da olsa akrabalarımla karşılaşmışım, mutluluktan tabii ki havalara uçarım. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Cabin crew! Artık landing'e geç yani sen de.
Şu aslan kafalıyla morlu top bana çok gülüyor yalnız. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Tamam ya iniyoruz işte...
Yere inme vakti geldi. Şeker Tepesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Şeker Tepesi’nden sonra Rio de Janeiro’nun kardeş şehri Niteroi’a geçiyoruz. 
Niteroi'ya geçmek için izlediğimiz rota. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Bu şehre gidiş yolu da müthiş seyirlikti. Guanabara Körfezi’nin diğer kıyısındaki Niteroi’a geçmek için Rio-Niterói Köprüsü kullanılıyor. 
Rio-Niteroi Köprüsü.
Köprü 1974’te yapılmış ve güney yarımküredeki en uzun köprü (yaklaşık 14km) olma özelliğini taşıyor. Bu köprü Körfezin iki yakasını güzelce birleştiriyor. Öyle meşhur ki Google, 2016 yılında doddle yapmış köprünün 42. yılı şerefine. 
Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi'nin hastası oldum. Ufo da diyebilirsiniz, beyaz bir çiçek ya da modern deniz feneri de...
Brezilyalı meşhur mimar Oscar Niemeyer’in tasarladığı Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi’ni gezdik. Denizden çıkan beyaz bir nilüfer sanki, doğal olarak oraya kondurulmuş gibi. İkonik bir yapı. Yayvan bir deniz fenerini de andıran bina, aynı zamanda bir şehir meydanı görevi görüyor anladığım kadarıyla, zira girişinde yere oturmuş manzarayı izleyen, eskiz çizen, müzik dinleyen pek çok insan vardı.
Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi'nin girişi, 11 Nisan 2018, Niteroi.
Müze binasına giriş, bu meydandan çıkan 98 metre uzunluğundaki bir rampa ile sağlanmış, çıtır çıtır döne döne çıkıyorsunuz, her şey size çok doğal hissettiriyor.
Şu arkadaki plajda yüzmek lazımdı, sessiz sakin bir koy... Niteroi Çağdaş Sanat Müzesi, 11 Nisan 2018, Niteroi.
İçeride güzel bir çağdaş sanat sergisi vardı, onlara göz attık. Binanın içi de dışı gibi zorlama değil, geniş ferah galeriler oluşturulmuş. Yerin üstünde 3 kat var, ayrıca yerin altına da iniyor, içinde restoran, bar ve konferans salonu da var. Mimar Oscar, gerçekten Oscarlık iş çıkarmış. Sonradan okuduğuma göre havada asılı gibi olan bu yapı, aerodinamik tasarımı ile rüzgara karşı da dayanıklıymış.
Niteroi kültürel etkinlikleri için mini dergi çıkarmış, kapak güzel.
Açıkçası geçerken Niteroi’un plajlarını çok beğendim, tabii Rio’ya göre daha tenha, sakin. Bir dahakine Niteroi’cuyum, teşekkürler Oscar.
Niteroi'dayız, bu şehir de Rio eyaletine bağlı, 11 Nisan 2018, Niteroi.
Niteroi’dan Rio merkeze geri döndük. Eski liman bölgesindeyiz.
Tekrar Rio'dayız, burası Olimpik Bulvar. Çok katlı otoparkın dış tasarımı ne hoş. Şunu diyor sanırım: 'Seni özledim, seni seviyorum ve seni bekliyorum'. Umarım kavuşurlar. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Eski antrepoların önünden yürüyoruz, böyle sonradan dönüştürülen denizcilik alanlarının hastasıyım. Hamburg’da da antrepolardan çıkmıyordum. Olimpik Bulvardayız. Sao Paolo’lu sokak sanatçısı Eduardo Kobra, eski bir antreponun arka duvarında muhteşem bir eser yaratmış.
Eduardo Kobra'nın Rio Olimpik Bulvar'daki müthiş duvar resmi.
2016 Rio Yaz Olimpiyatları kapsamında Uluslararası Olimpiyat Komitesinin siparişiyle, 190 metre uzunluğundaki bu duvarı bir dünya harikasına dönüştürmüş.
İlk resim Afrika'dan, bu bir Etiyopya yerlisi (Mursi). 11 Nisan 2019, Rio de Janeiro.
Hatta dünyanın en geniş duvar resmi (largest spray paint mural) olarak Guinness Rekorlar Kitabına girmeyi başarmış. 
İkincisi Tayland'ın Karen yerlisi. Ne kadar gerçekçi boyanmış. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro. 
Kobra, Olimpiyatların beş halkasından (5 halka dünya üzerindeki kıtaları temsil eder) esinlenerek, 5 kıtanın 5 ayrı yerlisini resmetmiş.
Olimpik Bulvar'ın genel görünümü. Rio de Janeiro.
Çalışmanın adı Etnias (Etnisite/Etnik Köken). Tabii bu büyüklükte bir çalışmayı tek başına değil, ekibiyle birlikte yapmış. Bunların sprey boyayla yapıldığına inanmak çok güç.
Sao Paolo'lu sokak sanatçısı Eduardo Kobra elinde sprey boyası ile.
Fikir o kadar samimi ki… Hem de Olimpiyat zamanında barış ve birlik mesajı içeren devasa bir eserin çıkması çok güzel. 
Bu büyüklükte bir duvarı vinçlerle boyamışlar. Bu tam ortadaki resim. Kobra, diğer dört kıta yerlisinin tam ortasına Brezilya yerlisini koymuş, o kadar torpil olur. Benim en beğendiğim bu oldu.
Kendisi de Sao Paolo’nun gecekondularından çıkmış bir sanatçı olan Eduardo Kobra, “Çelişkilerin çok olduğu karmaşık zamanlardan geçiyoruz. Herkesin bir olduğunu ve hepimizin birbirimize bağlandığımızı göstermek istedim” demiş ve şöyle devam etmiş: “Dünya insanlarının bir araya gelişini gösteren bir duvar bu. Dini ve politik farklılıkları bir kenara bırakıp gerçekten ama gerçekten tüm insanlığın bir olmasını anlatıyor”.
Sibirya yerlisinin bitmemiş hali.
Bir başka röportajında da Malala, Luther King ve Mandela gibi ömrü boyunca barışın peşinden koşanları temsilen yaptığını belirtmiş. Çok çok güzel bir düşünce. 
Asya ve Avustralya kıtalarının yerlileri karşımızda. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Gelelim duvardaki yerlilerin kökenlerine… Esasen bu hümanist bakışla kökene de girmemek gerekirdi ancak Kobra kimleri boyamayı tercih etmiş, bilelim: Sol baştan ilki Etiyopya’dan bir Mursi, ikincisi Tayland’ın Karen yerlilerinden, üçüncüsü Brezilyalı bir Tapajos, ondan sonraki Sibirya yerlisi bir Chukchi, sonuncusu da Yeni Gine’nin Huli Kabilesinden. Diğer deyişle, Afrika, Asya, Amerika, Avrupa ve Avustralya kıtalarının yerlileri.
Avustralya Yeni Gine'den bir Huli. 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Kobra ve ekibi, bu çalışmayı günde en az 12 saat çalışarak 45 günde tamamlamış. Duvarın yüksekliği 15,5 metre.
Kobra Etiyopyalı kadını ekibiyle boyarken.
Bu duvarın önünde durup kendisine ilham gelmeyen yoktur sanırım. Cidden nefes kesici, ilham verici. İlham Gencer de burayı görsün, daha da bir ilhamlansın isterim şahsen. Bu yılki Caz Fest açılış konserinin sonundaki dansını unutmam mümkün değil. 92 yaşında bu performans! I  İG.
Brezilya yerlisinden sonraki beğendiğim Tayland yerlisi oldu. Onunla bi fotograf çekineyim.
11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Liman bölgesindeki gezimizin ardından Gloria mahallesine geçiyoruz. Rio’daki lagünün çevresinden sonra en beğendiğim bölge burası oldu. Bir Carioca olsam, Gloria’da oturmak isterdim. Ah bir Carioca olsam, nina nina nina nina…

Gloria’nın merkezindeki self-servis bir mekanda akşam yemeğimizi yedik, biralarımızı içtik. Oh mis. Yemek dediğim elbette Rio’nun o müthiş hamur işlerinden başkası değil. Yemek sonrası Gloria sokaklarında biraz gezindik. Hoş mekanlar, sokağa taşmış restoran ve barlar vardı, Rioluların sohbetleri koyuydu.
Rio'nun Gloria semtindeyiz.

16. yüzyıl dolaylarında Brezilya yerlileri Tupiler, Gloria Tepesine Karioca diyorlarmış. Günümüzde Rio’lu anlamındaki Carioca deyimi de buradan geliyormuş.

Bu da Gloria liman tarafındaki Gelecek Müzesi, oldukça ilginç bir yapı, dinozora benziyor. Hem gelecek müzesi, hem dinozor, vaay ironik bileşim oldu. 2015 yılının sonunda açılmış. Rio’lular da 2016 Rio Yaz Olimpiyatlarına epey hazırlanmışlar şehir olarak. Burası 10-15 yıl kadar önce şehrin suç oranı yüksek bir bölgesiymiş, şimdi ise bir çekim alanı haline gelmiş. Bunu da Katalan bir mimara tasarlatmışlar.
Rio Gelecek Müzesi, 11 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Amaç sürdürülebilirliğe yeni standartlar getirmek; örneğin, bina %40 daha az enerji harcıyormuş. Müzenin teması ise iklim değişikliği ile çevresel ve sosyal çöküş üzerineymiş. Büyüme ile çevresel/sosyal acılar arasındaki çelişkinin pek yaman olduğu Brezilya için manidar sayılacak bir tasarım ve müze olmuş. Zekice.

Artık yurda dönüş zamanı geldi. Tam 24 saatte vardık, aktarmalardaki beklemeler 2 saat civarındaydı. Canımı tek sıkan ise, Kuveyt’te aktarma yaparak İstanbul uçağına binişte, Rio Havaalanı'ndan aldığım cachaça’ma Araplar tarafından el koyulması oldu: “Hanım, bunu bu ülkeye sokamazsın, burası Müslüman ülke, içki yasak.” “Bayım, ülkenize sokmuyorum, transit yolcusuyum, bunu duty free’den aldım, fişi de burada” dediysem de kirli sakaları arasından sırıtan görevli, ürüne el koydu. Yetmedi pasaportumun fotoğrafını çekti (fişlendim böylece). Afiyet olsun, misketli limonlu caipirinha çöl havasında iyi gitmiştir. Uçağa geçerken bildiğim değişik küfürleri saymaya çalıştım. Neyse sonrası canım ülkem, merhaba minişom.

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Taş ve Santa Teresa

Katie Holmes, 2012'de Hans Stern'in reklam yüzü olmuş. Zümrüt küpe nefis ve çok yakışmış.

Brezilya dünyanın taş cenneti, öyle ki ülkenin birçok bölgesi ekonomik büyümesini taş madenlerine borçlu. Pek çok nadir taş, Brezilya’dan çıkıyor ve bu sayede Brezilya dünya pazarının önde gelen oyuncularından biri. Dünyadaki renkli değerli taşların %65'ini Brezilya üretiyormuş. Kabuk ve taşlara meraklıyım. Hal böyle olunca Rio’da bir mücevher atölyesini gezmeden olmazdı.
Hans Stern'in Ipanema merkezi.
Dünyaca ünlü Hans Stern’e gideceğiz. H. Stern’in lüks servisi, küt saçlı ciddi görünümlü yaklaşık 70 yaşlarındaki bir Türk yetkili eşliğinde bizi otelimizden aldı ve hem atölye hem de satış mağazasının bulunduğu Rio genel merkezine götürdü. Ipanema’nın şık sokaklarından birinde.
Kalsedon taşı, kuvars grubundan. Örümcek ağı gibi gözüken de taş. H. Stern'in atölyesi, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Atölyeyi rehberli tur eşliğinde dolaştık: Hans Stern adından da anlaşılacağı gibi bir Alman Yahudisi ve savaş zamanı (17 yaşındayken) ailesiyle Brezilya’ya göç ediyor. Brezilya’daki taşlar karşısında kendinden geçince, özellikle yabancı turistleri hedefleyerek bunu tüm dünyaya tanıtmak amacıyla 1945’te H. Stern’i kuruyor.
Hans Stern atölye turundayız. 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
O sırada Brezilya’da böyle bir sunum tarzı ve pazar yok tabii, kısa sürede dünya çapında bir mücevher imparatorluğu haline geliyor ve Hans Stern’in kendisine de ‘taşlar kralı’ lakabı takılıyor.
Alçı taşının aldığı muhteşem şekle bakar mısınız? H. Stern, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Başlıca taşlar elmas, turmalin, kuvars, topaz ve opal. Kuvars deyince Rio’da sokak satıcılarında da en çok gördüğüm kuvars türleri, ametist, sitrin ve sadece Rio’da çıkan agate taşı.
Taşın çıkarılması da işlenmesi de meşakkatli süreçler. H. Stern, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Agateye bayıldım. Önceki gece bir sokak satıcısından iki agate almıştım hatta; biri pembe agateden kolye, diğeri masmavi agateden bileklik. Satan Rio’lu bunları kendisi yapıyormuş, taşları kille nasıl tutturduğunu anlattı. Pazarlıkla tanesine 10 real verdim, yaklaşık 12,5 TL (Tabii bu Nisan 2018’de böyleydi, şu an 15 TL).
H. Stern'ün müzevari atölyesi, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

H. Stern’e dönersek, ortam son derece şık ve steril. Yalnız bizi ilk etapta otelden alan ve merkezde de ara ara görünen küt saçlı, kemik gözlüklü, az konuşan hanımdan korktum. Hani polisiye dizilerde mafyanın temizlikçileri olur ya, öldürülenleri en ufak iz bırakmadan temizleyen, adli tıp dahil her işten anlayan yetenekli, aşırı dikkatli tiplerden seçilir ki bunların hatasız çalışması beklenir. Bu kadın da öyleydi, H. Stern sanki kendi malı gibiydi, gözleri daima üzerimizdeydi, en ufak yanlışımızda silahını çekecek gibi bir hali vardı. Kadın Blacklist’teki Kate karakterine benziyordu. Amanın kaç kaç…
Blacklist dizisindeki Kate karakterinin hemen aynısı bizi H. Stern'e götürdü.
Firmanın kuruluşu, taşların ele alınışı ve işlenişini dinleyip jemoloji (değerli taş bilimi) laboratuvarını gezdikten sonra satış mağazasına geçtik.
Biz atölyeyi turlarken, taş uzmanları da iş başında. 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Burada birbirinden güzel taşlarla bezenmiş tasarımlarla karşılaştık. Fiyatlar da ona göre tabii.
Elmas kesimlerinde doğrular ve yanlışlar. 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Hazır koleksiyonlardaki parçalardansa (kolye, bileklik, küpe, saat vb. şeklinde), taş cennetine gelmişken, taşın kendisini almanın daha mantıklı olacağını düşündüm. Ne de olsa buradan alacağım taşın da garantisi olacaktı ve uluslararası gerçeklik sertifikası verilecekti. H. Stern’in 13 ülkede toplam 165 mağazası var.
Atölyeden güzel tasarım örnekleri, bu yeni çalışılmış belli ki. 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Başım aşağıda ışıklı reyonları incelerken birden ‘Merhaba ben Hasan’ diye bir ses duydum ve başımı kaldırdım ki karşımda bir Türk. Hem de İzmirli. Ne oluyor kan mı çekiyor ülkeden kaç km ötede? ‘İzledim sizi uzaktan ve anladım’ dedi, ‘ben size yardımcı olacağım.’
Güneş gibi bileklik, çok hoş. H. Stern, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Hikayesi de güzel: Hasan (Ağabey desem daha iyi), İzmir’de bir antika dükkanı sahibiymiş. Bir gün dükkandan içeri Rio’lu bir hanım girmiş - Hanımıyla da tanıştık bu arada, iyi Türkçe konuşuyor-. Kalanı karısı anlattı: ‘Tamam dedim, hayatımın erkeği bu. Ve evlendik, bir çocuğumuz oldu, yıllarca İzmir’de yaşadık, ben sonra memleket hasreti çektim ve 15 yıl önce Rio’ya taşındık.’ Hasan da H. Stern’de iş bulmuş, işinde son derece başarılı.
H. Stern, ünlü Brezilyalı mimar Oscar Niemeyer (1907-2012) anısına, onun eskizlerini kullanarak özel bir koleksiyon hazırlamış. Niemeyer'in soldaki çiçek eskizinden minik bir pırlantalı altın bileklik tasarlamışlar. Harika bir tasarım! Niemeyer modern mimarinin en önemli temsilcilerinden.

Sohbet ederken taşları da inceledim ve London Blue Topazda karar kıldım, net bir taştı, maviyi zaten çok severim.
London Blue Topazın işlenmemiş bir örneği.
Hasan Ağabey de ‘Çok iyi seçim’ dedi, ‘zira bunu başka yerde bulamazsın, nadir bir taştır’. ‘Ayrıca bu taş zero inclusion’dır.’ diye ekledi, yani kusursuz, lekesiz. Böylelikle içime daha çok sindi. Ayrılırken Hasan Ağabey, taşı kendi zevkime göre takı haline getirmek için Kapalı Çarşı’daki Ermeni bir mücevher ustasının kartını verdi. Bu arada mavi topaz, aşk ve şefkatin sembolüymüş, ayrıca kişinin hassasiyetini ve zindeliğini artırırmış. Bu sembolleri bilmeden seçtim ama içerik güzel.

Küt saçlı teyze (a.k.a Kate) eşliğinde H. Stern’in Rio merkezinden ayrıldık ve firmanın servisiyle otelimize bırakıldık. Tabii ki soluğu plajda aldık. Rio’da plaj kültürü ve plaj halleri bir harika.
Bu fotografı ben çekmediysem de -plaja giderken telefon almadık genelde- böyle sahnelerle çok karşılaştık.
Frescobol oynuyorlar: Pinpon raketinin biraz büyüğüyle, yine pinpon topunun biraz büyüğünün kombinasyonu.
Akşam üstü otele döndük ve Santa Teresa’ya gitmeye karar verdik. Hava karardığı ve mahallenin de tekinsiz olabileceğini okuduğumuzdan, Uber ile rahatça ulaştık. Santa Teresa, Santa Teresa tepesinde Rio’nun en güzel saklanmış bölgelerinden biri. 18. yüzyılda aynı adı taşıyan manastırın çevresinde kurulan mahalleyi pek kimsenin bilmediğini okumuştum. Belki de yüzyıllardır bozulmadan kalabilmesi bu sebeptendir.
Santa Teresa, tepelerden Guanabara Körfezi'ne bakıyor, gündüz ve günbatımı manzaraları muhteşem olmalı. Rio de Janeiro.

19-20’inci yüzyıllarda toplumun üst tabakasının tercih ettiği Santa Teresa sokaklarında karanlık da olsa muhteşem birkaç kolonyal mimari örneği görebildik. Dar ve dik Arnavut kaldırımlı sokakları hafif bir eski İstanbul havası da estiriyordu. 80’li yıllarda Rio, favela enflasyonu yaşayınca uzun süre boş kalan ve tehlikeli hale gelen bu tepeye sanatçı ve yabancılar yerleşmiş, birçok sanat stüdyosu açılmış. Dolayısıyla ortam, sanatsal ve bohem. Çevredeki favelalar yüzünden özellikle geceleri halen tehlikeli olabildiği söylenen Santa Teresa çok güzeldi; Rio’ya tekrar yolum düşerse, burada daha çok vakit geçirmek isterim.
Armazem Sao Thiago'da akşam keyfi. Santa Teresa, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Akşam yemeğini yiyeceğimiz yer Armazém São Thiago. Santa Teresa’nın trend restoran ve barlarından. Sevdiğim Brezilyalı şarkıcı Bebel Gilberto’nun bir röportajında Rio’da olduğunda sürekli gittiği mekanlardan biri olarak okumuş ve not almıştım.
Armazem Sao Thiago'da. Fonda Rio'lu dostlarımız. Santa Teresa, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Mekanın tarihi 1919’a gidiyor, burası esasen tarihi bir depo. İçerisi otantik, içki dolapları dahil her şey antika. Söylendiğine göre tam “old school Brazilian”mış. Samimi bir ambiyansı var, mekanın içinde ve dışında mahalleli ile sohbet edebilirsiniz; çalışanları da aynı şekilde samimi, güler yüzlü ve İngilizce bilmiyor.
Armazem de Sao Thiago'nun önündeyim. Santa Teresa, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.

Brezilya usulü atıştırmalıkları ve biraları söyledik. Rio’da birçok yerde olduğu gibi hemen gelmiyor yemekler. Nasılsa acelesi yok carioca’ların, dolayısıyla sizin de aceleniz olmasın, metropol aceleciliğini kaldırmaz buralar.
Armazem Sao Thiago, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.
Dönüşte Arnavut kaldırımlı Santa Teresa sokaklarından aşağı yürümek güzel olur diye düşündük. ‘Bu yoldan aşağı yürümek güvenli midir’ diye garsona sorup, ‘Güvenli değil, taksiye binseniz daha iyi olur’ cevabını alınca Ebru hemen Uber’i ayarladı. Kendimizi Copacabana sahile attık ve geceyi plajdaki mekanlardan birinde tamamladık. Gerçek bir papaya fanatiği olarak papayalı caipirinhanın misket limonlu caipirinhaya bin basacağını söylememi bekliyorsunuz değil mi? Hayır, standart misket limonlusu daha güzel. Papayayı ise kahvaltıda sek almaya devam…
Bende papayalı caipirinha, Ebru'da hindistan cevizi suyu. Copacabana, 10 Nisan 2018, Rio de Janeiro.